BÖLGE GEZİ REHBERİ
|
Bölgenin en gözde tatil yöresi Edremit’e 25 km uzaklıktaki Altınoluk..
Altınoluk orta halli aileler için tercih edilen yazlık tatil yerlerinin
başında gelir. Büyük çarşısı, cafe-bar ve çay bahçeleri akşam yemek
sonrası şenlenirken "piyasa vakti" gecenin geç saatlerine kadar devam eder. Piyasa gezintisi Altınoluk Meydanındaki dondurmacılardan, sahil
boyu ve mendirek sonuna dek sürüyor. Plajlar ise hem ücretsiz hem de
güzel. Sezon sonu Eylül ayında uyuyan deniz, dipte gazete okuyacak kadar
berraklaşıyor.
|
|

Şahinderesi

Şahinderesi Kanyonu
|
Denizi, sahili yanında İda (Kaz) Dağı’na doğru yayılan güzel köyleri ve
asıl da bol oksijenli havası ile ünlüdür Altınoluk. Yöre insanlarının "oksijen
cenneti" diye adlandırdıkları Çam Mahallesi (Altınoluk’tan 2 km yukarıda)
büyük kentlerden kaçan, özellikle solunum rahatsızlığı çeken insanların
en çok tercih ettikleri yerler arasında ön sıradadır. Düzlükteki
yerleşimden İda Dağı’na doğru yükseldikçe eteklerde zeytin, daha sonra
çam ağaçları bu efsanevi dağın yamaçlarını sarıyor. Kazdağlarında
gecelemeli yürüyüş için iki güzergah var. Daha kısa olanı 17 km. ve altı
saat kadar sürüyor. Daha az eğimli traktör yolundan çıkış 10 km. daha
fazla ve 8 saat sürüyor. Konaklamalı yürüyüş için malzeme gerekiyor.
Yürüyüşte Sarıkız ve babasının türbeleri, Kaz Avlusu antik duvar
kalıntıları ve çeşmeler görülüyor
Altınoluk’u oksijen çadırına dönüştüren etkenlerin başında Şahinderesi
Kanyonu geliyor. Bölgede hava değişimi sağlayan kanyon, dağdan çektiği
çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokulu havayı
dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi görüyor. Karşılıklı hava
sirkülasyonunu sağlayan 27 km. uzunluğundaki kanyonun yüksekliği 600
metre. Açık U şekilli aralığı 700 metre civarında. Çevresi şifalı bitki
ve otlarla bezeli olan Şahinderesi Kanyonuna Orman İşletme
Müdürlüğü’nden izin alınarak giriliyor. Rehbersiz gezmenizi tavsiye
etmediğimiz Şahinderesi Kanyonundan 25 km’lik bozuk toprak yol daha
ziyade jeep türü araçlara geçit veriyor. Kazdağları’na güvenli ve
verimli bir gezi için bu bölümün sonunda bu gezileri düzenleyen Seyahat
Acentaları’na başvurunuz. Kendi başınıza gezmeniz hem yasak, hem de
tehlikeli. Sizin için de dağ için de tehlikeli, lütfen uyunuz.
Şahinkale’nin kuzeyine gitmek için
Avcılar köyünden orman yoluna giriliyor. Ormana giriş izninizi görevli
bekçiye gösterip köprübaşından Kışladağı’na varıyorsunuz. Yol üzerinde
çok soğuk, kireçsiz, vücut üzerinde çabucak kuruyan suya sahip gölcükler
bulunuyor. Bunlardan biri olan Dereçatı mevkiinde yüzebilirsiniz. Bu
nedenle yola çıkmadan önce mayo ve havlunuzu yanınıza alın. Su ve kuş
sesinden başka ses duyulmayan bölgede pınar suları hayli bol. Dereçatı
suyu çiçek ve kekik kokularını da beraberinde getirip, yosunlu kayaların
kalbinden akıyor. Biraz ilerdeki pınar ise nane otları arasından aktığı
için "Naneli pınar" ismiyle anılıyor. Kanyonda ilerleyen Gücük Burun,
Ağlayan Çam, Kestane Deresi, Yörük Pınarı, Selvili Mezarlık, Ayı
Kapıları, Damla isimli etapları geçip kabaran iştahınızla Altınoluk’a
dönebilirsiniz. Şahinderesi kanyonunun çıkış noktasında bir yapay
bentten dökülen suların yarattığı çağıltı ve serinlik Bent Otel
bölgesini . Zaman uygunsa kuş cıvıltıları ve su çağıltıları arasında
alabalık yemeyi de unutmayın.
|
...............................................................................................................
|
KAZDAĞLARI (İDA DAĞI) :

Edremit Körfezi'nin kuzeyinde bulunan Kaz Dağları 21.300 hektarlık
alanıyla deniz ve yeşilin tarihi dengeler ile doğanın kucaklaştığı
zengin fauna ve florası ile ilimizin görülmeye değer yerlerinden biridir.
Kazdağlarından gelen orman havası ile denizin iyotlu ve oksijen miktarı
yüksek havası birleşince Altınoluk Şahinderesi boğaz civarı oksijen
çadırı olarak ifade edilmekte ve dünyanın oksijen bolluğu yönünden ilk
üç yerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Kazdağlarına yöremizden dört noktadan ulaşılmaktadır. Bunlar Zeytinli, Kızılkeçili köyü, Güre köyü ve Altınoluk istikametinden çıkan orman
yollarıdır.
Kendi doğal ortamından [endemik - Kaz Dağı göknarı (Abies Egui Trojani)]
sadece Kaz Dağı'nda bulunan bu ağaç türü, Babadağ'ın kuzeydoğu
yamaçlarında ve 1000-1500 m. yükseklerinde yayılım gösterir. 25-30 m.
kadar boy atabilen, dar koni tepeli, piramit görünüşlü dekoratif bir
ağaçtır. Mısır koçanı benzeri uzun kozalakları vardır. Bu bölgede 1988
yılında çıkarılan bir yasa ile "Kazdağı Köknarı Tabiatı Koruma Alanı"
ilan edilerek özel korumaya alınmıştır.
Troia Kralı Priamos'un karısı Hekabe düşünde karnından alevler çıktığını
ve şehri kapladığını görür, yorumu değerlendiren biliciler doğuracağı
çocuğun Troia'ya felaket getireceği yorumunu yaparlar. Bunun üzerine
doğan çocuk Paris'i İda Dağı'nda ölüme terkederler. Dişi bir ayı
tarafından beslenen Paris çevredeki çobanlar tarafından bulunarak
kendileri gibi çobanlık yapar. Adını da Aleksandors koyarlar. Genç
delikanlı Aleksandors, ağaç perisi Oinone'ye aşık olur ve evlenir.
| Tanrılar katında zevk ve eğlence olduğu bir sırada davete çağrılmayan
kavga ve nifak tanrıçası Eris olaya içerlemiş ve eğlencenin doruk
noktasında "Altın bir elmanın üzerine en güzele" diyerek şölen sofrasına
fırlatır. En güzel olduğu söylenen tanrılar arasında kıyasıya bir
mücadele başlar ve 3 tanrı ayakta kalır. Bunlar Aphrodite, Athena ve
Hera'dır. Bu üç tanrıça en büyük tanrı Zeus'a başvurarak elmayı en
güzele vermesini isterler. Zeus bu zor durumdan "Ben güzelden anlamam,
bir kral oğlu olan ve İDA dağında çobanlık yapan Paris bu seçimi engüzel
şekilde yapar" diyerek olaydan sıyrılır. Bunun üzerine İda Dağı'na gelen
bu üç tanrı, Paris'e altın elmayı; Hera kendisine vermesi durumunda Asya
Krallığını, Athena kendisine vermesi durumunda sonsuz akıl ve başarıyı, Aphrodite kendisine vermesi durumunda dünyanın en güzel kadını olan Spartalı Helena'nın aşkını verecekleri vaadlerinde bulunurlar.
|
 |
|
Bu üç
teklifi değerlendiren Paris altın elmayı sonunda Aphrodit'e verir. Bu
anlamda dünyada ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer İda Dağı olması
nedeniyle mitolojik öneme haizdir. |
............................................................................................................... |
|
ANTANDROS
Mysia'da İda Dağı eteğinde çok eski bir şehirdir. Adramytteion'un denize
bakan çıkıntısının kuzey kenarında,Alkaios'a göre bir leleg yerleşimi,
Skespsis'li Demetrios'a göre bir Kilikya kuruluş; Heredot'a göre bir
Pelasg yerleşimi; Thukydides'e göre bir Aiol yerleşimi. Edonis ve
Kimmeris gibi yan adları da vardır. Bu adların, Aristoteles'e göre
Antandros'u işgal eden kavimlerden kaynaklanması gerekmektedir. Diğer
bir söylentiye göre de; buradan sonradan kovulan ANDRİA'lılar tarafından
kurulmuş olmasıdır. Antandros bölgesinde, sikkelere göre Astria'nın
doğusundaki Aspeneos'da, ida dağlarından elde edilen ve özellikle gemi
yapımında kullanılan ağaç (Odun-Kereste) ticareti ileri düzeydeydi. Pers
yönetimi sırasında Dareios tarafından ele geçirilmiştir. Pelopponnes
savaşları sırasında birçok kez olayın içine çekilmiştir. Atinalılara
tribt (vergi) ödemek zorunda idi. Sicilyalıların hareketi yüzünden
tekrar Perslerin eline düşmüştür. Sonra Persler tarafından
kovulmuşlardır. 4. yy.lın ikinci yarısında özgür bir şehir olarak sikke
basmıştır. Geç dönemlerde Titus'dan Elagabal'a kadar sikke basmıştır.
Hıristiyanlık döneminde bir psikoposluk merkezi idi. H.Kiepart
tarafından bugünkü Avcılar yakınında sahile doğru, iki yüz on beş metre
yükseklikteki bir dağ üzerinde lokalize edilmektedir. Burada bulunmuş
bir yazıt yayınlanmıştır.
Freskli ve mozaikli evler günışığında

Antik kentte 1992 - 1996 yılları arasında Bursa Müzesi'nce yapılan kazı
çalışmalarına ara verilmesinin ardından, 2001 yılında tekrar başlatılan
kazılar Balıkesir Müzesi başkanlığında Ege Üniversitesi Edebiyat
Fakültesi Arkeoloji Bölümü tarafından yürütülüyor. Dönemin önemli bir
kıyı kenti olan ve ulaşılan bilgilere göre iki limana sahip bulunan
Antandros'ta yapılan kazılara bu yıl, denizden yapılan çalışmalar da
eklendi. Ortadoğu Teknik Üniversitesi Sualtı Topluluğu tarafından
yapılan çalışmalar sonunda, İda Dağı'ndan kesilerek gemi yapımında
kullanılmak üzere hazırlanan kerestelerin ihraç edildiği Aspeneus
Limanı'na ulaşmak hedefleniyor.

“kazı çalışması mezarlık alan, geç roma dönemine ait villa, yol üstü
açması ve Antandros antik kaynak 2 liman kazı olarak 4 aşamada
gerçekleştiriliyor. Şuan M.Ö 7. Yüzyılın ikini bölümüne ait mezarlar ele
geçirildi. M.S. 8. Yüzyıla ait seramik parçaları kazıda bulunması
nedeniyle o dönemde bu seramikler ölü ile birlikte hediye amaçlı olarak
mezarlara gömüldüğü için mezarlarda genişleme yerine derine kazılar
yapılıyor. Ayrıca Tek Çam mevkiinde mendirek kayalarına rastlanıldı,
burada Aspenus limanlarının bulunma olasılığı çok yüksek. Limanlardan
Kazdağlarından kereste ihracatı yapılıyormuş. Bu yüzden bu yıl kazı
çalışmasına deniz ekibi de katılarak hem karadan hem de denizden devam
ediyor.

Zengin bulgular elde
edildi
Kentte
yapılan çalışmalar kapsamında ayrıca, karayolu çalışmalarından zarar
görmemesi için yapılan iki açmayla, güney tarafında Erken Bizans
Dönemi'ne ait bir mezarlık, kuzey tarafındaki alanda da halk yerleşimine
ait konut temeller ortaya çıkarıldı. Büyük bölümü ikinci konut
yapılanmasıyla tahrip edilmiş Arkaik-Klasik Devir nekropollerinin
bulunduğu alanda yapılan kazılarda, Klasik Dönem'e ait zengin
veriler
sağlayan lahitler bulundu.

Vorderseite Apollo;
Antandros/Troas ca. 350 v.C.
Antik kentin, büyük olasılıkla akropolünün yer aldığı Kaletaşı
Tepesi'nin batı yamaçlarında yapılan üçüncü sektör kazısında ise
duvarları freskolar, tabanları zengin mozaik döşemelere sahip olan yamaç
evlere ulaşıldı.
Geç Roma dönemine ait bu evlerin, Edremit Körfezi'ne hâkim konumdaki tüm
yamacı kapladığı sanılıyor. Bu kısımda şimdiye kadar 7 oda ve revak
bölümünden oluşan yapı kompleksi açığa çıkarıldı.
|
|
...............................................................................................................
BİR KÖY MÜZESİ TAHTAKUŞLAR

Akçay ile
Altınoluk arasında Tahtakuşlar Etnografya Galerisi tabelasını görüp sağa
girdiğinizde köyün hemen girişinde bir köy müzesi göreceksiniz.
UNESCO’dan özel ödül almış müzede Türkmen kültürünün iş aletlerinden
giysilerine, çadırlarından ev gereçlerine kadar yüzlerce ürün
sergileniyor. Müzenin kurucusu ve yöneticisi emekli öğretmen Alibey
Kudar ve ailesi çevre hakkında bütün sorularınıza cevap veriyorlar. Bir
de Kaz Dağı’nın çeşitli dertlere deva otlarını toplayıp kurutuyorlar.
Melisa, kandil çayı, karabaldır gibi hoş adları da olan otlardan küçük
bir bedel karşılığı satın alabilirsiniz. Değişik otlardan oluşmuş
pakette her otun üzerinde nasıl kullanılacağı ve neye yaradığı
belirtiliyor. Ayrıca elişi giysiler, takılar da alabilirsiniz. Alibey
Kudar hoşsohbet ve çevreyi çok iyi tanıyor, yörenin bütün efsanelerini
ondan dinleyebilirsiniz. Bir resim galerisi ve kütüphanesi de bulunan
Müze haftanın her günü ve günün her saati açık. (Tel: 0.266.387 33 40 )
Küçük bir ücretle gezebilirsiniz, değer doğrusu. İda’da Dünyanın ilk
güzellik Kraliçesi seçimi Kral Priamos’un bir kuşkuyla dağda ölüme terk
ettiği oğlu Paris bir ana ayı yavrusu tarafından emzirilerek kurtarılır.
Paris büyüyünce güzel ve yaman bir delikanlı olur. Bir gün, her biri
güzeller güzeli olan tanrıçalar HERA, ATHENA , APHRODİTE arasında kimin
en güzel olduğu konusunda kavga çıkar. Kavgayı çözümlemek üzere Zeus
Paris’i görevlendirirler. Paris bir birinden güzel üç kadın arsından
seçimi nasıl yapıp, elmayı kime vereceğini düşünürken, belkide dünyanın
ilk rüşvetlerinden biri devreye girer. Tanrıça Hera Asya ve Avrupa
Krallığını, Tanrıça Athena ise savaşta dünyanın en büyük yiğidi olmayı
ve insanüstü bir akıl vaad ederler. Tanrıça Aprodite ise, “Benden
sana en güzel kadının sevgisi “ der. Paris Krallığı ve kahramanlığı bir
kenara itip sevgiyi seçer ve Aprodit’e uzatır elmayı. Böylece dünyanın
ilk güzellik kraliçesi seçimi sonuçlanır.
...............................................................................................................

Mıhlı Çayı
Mıhlı Çay: Akçay'a 25 km mesafede Altınoluk-Çanakkale karayolu üzerinde çevresi
ormanlık bir dere kenarıdır.

Bent deresi
|
|